Geçen ay bu köşede, “Basın Toplantılarının Anlam ve Önemine Dair” başlıklı yazımda, biz basın mensuplarının gözünden, basın toplantıları özelinde halkla ilişkiler uzmanları ile olan ilişkimizde yaşadığımız sorunları yazmıştım. Bu ay ise, halkla ilişkiler uzmanları gözünden olaya bakmaya çalıştım.
Basın ve PR ilişkisinde etik değerlere öncelik vermenin vakti geldi. Aksi halde bu ilişkiyi suni teneffüs bile kurtaramayacak.
Geçtiğimiz günlerde Esin Övet bu konudaki sıkıntılarını dile getirmişti. Ardından gazeteci Hıncal Uluç da bu konuda köşesinde, basın-PR ilişkisine dair etik olmayan davranışları kaleme almış. Bu önceden beri süregelen ama dillendirilmeyen bir mevzu. İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği Başkanı Ergun Gümrah, geçen ayki yazım üzerine dergimizi ziyaret etti. Gümrah ile halkla ilişkiler uzmanlarının basınla olan ilişkisini, sektörün temel sorunlarını ve bu sorunlara dair geliştirdikleri etik ilkeleri üzerine konuştuk. Her iletişim uzmanının önceden belirlenmiş uluslararası standart etik ilkeleri benimsemesi gerekiyor. Anlaşılan halkla ilişkiler mesleğini merkeze alan uluslararası ahlak yasalarının (Atina Yasası, Roma Bildirisi, Helsinki Bildirisi) yanı sıra IDA’nın Etik Prensip- lerinin de (www.ida.org.tr) tekrar gündeme gelmesi gerekiyor.
Peki, halkla ilişkiler uzmanlarının bu süreçte yaşadığı sıkıntılar neler?

