Dr. Fatma Kamiloğlu
ORCID: 0000-0001-5319-8290
Araştırma Makalesi: Awarded of Best Presentation
Kaynak:
Kamiloğlu, F. Erdoğan, E. (2012). The Effects of Social Media on Civil and Political Participation and a Survey Area via Facebook, 10. International Communication in the Millennium Symposium, Project Supervisor : İstanbul University, Anadolu University, University of Texas at Austin, 24-26 May 2012, Istanbul.
Konu: Siyasal Katılım, Gençlik ve Siyaset, Sosyal Medya ve Siyasal Katılım, Gençlerin Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıkları, Gençlerin Sosyal Medyada Siyasal Katılım Alışkanlıkları, Siyasal İletişim
Giriş
Türk gençliği siyasete katılmaya ataletleri ile karakterize edilmektedir. Birden fazla araştırma Türkiye’de yaşayan genç insanların yüzde 10’undan azının bir siyasi partinin üyesi olarak doğrudan siyaset ile ilgilendiğini veya doğrudan propaganda veya diğer siyasi faaliyetlere katıldığını göstermektedir. Gayrı nizami siyasete katılım da kısıtlıdır, Türk gençleri boykotlara veya toplantılara katılmayı tercih etmemektedir, aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşuna üye olmak da popüler değildir. Bu atalete ilişkin, siyasi kültürün belirleyici açıklamasından siyasi katılımı engellemek üzere tasarlanmış kurallar ve düzenlemeleri vurgulayan davranışsal yaklaşıma kadar farlı açıklamalar bulunmaktadır.
Bu arada, sosyal ağ siteleri, özellikle de Facebook Türk İnternet kullanıcıları arasında çok popülerdir. Resmi istatistiklere göre, Facebook kullanıcılarının sayısı 30 milyonun üzerindedir ve “çevrimiçi” vatandaşların yüzde 90’ının bir Facebook hesabı vardır. Bu rakamlar ile, Türkiye dünyadaki 6. en büyük Facebook ülkesini teşkil etmektedir.
Birkaç bilimsel çalışma İnternet ve Facebook’un siyasi katılım için yeni yollar sağladığını ve Facebook kullanıcılarının siyasi yaşamda daha faal hale gelmekte olduğunu göstermiştir. Bu araştırmada siyasi katılım için yeni yolların Türk gençliğinin siyasi yaşamdaki ataletini ne dereceye kadar etkileyebileceği sorusunu cevaplamayı hedeflemektedir. Bu soruyu cevaplayabilmek için, Facebook’taki siyasi katılımın çok-boyutluluğunun kabul edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Böylelikle, bazı ortak faktörlere ek olarak, bazı farklı faktörlerin siyasi katılımın farklı düzeylerini farklı boyutlarda etkileyeceğini önermekteyiz.
563 üniversite öğrencisinden bir çevrimiçi anket ile toplanan veriler Facebook’ta siyasi katılımın farklı boyutlarını ortaya çıkarmak için kullanılmaktadır. Çok değişkenli teknikler üzerinden, Facebook kullanım düzenlerine ek olarak, sosyo-demografik ve siyasi faktörleri kullanarak siyasi katılımın belirleyicilerini göstermeye çalıştık.
Siyasi Katılım ve Facebook
İnternetin gelişimin ve yaygın kullanımı vatandaşların daha ileri katılımı için önemli bir fırsat alanı yaratmıştır. Artan kullanıcı ve platform sayısı, akıllı telefonlar ve tablet PC’ler gibi hızlı teknolojik yenilikler ile birlikte; vatandaşlar için ileri siyasi katılım açısından yeni yollar olarak kabul edilmektedir. Bu iyimser görüşe göre, geleneksel kitle medyasının hegemonyası altında ender bir kaynak olarak, İnternet bilgi sağlayıcı olarak yeni ortaya çıkan bir medya olarak değerlendirilmekte, kullanıcılara çok çeşitli bilgi kaynaklarına ve farklı görüş açılarına erişim sağlamaktadır. Görüş açılarının bu çoğulluğu vatandaşları güçlendirmekte ve toplu sorunlar hakkında bilinçliliği yükseltmektedir (Mutz, 2002; Kwak et. al., 2005, Bennet ve Iyengar, 2008).
İnternet aynı zamanda katılımcılar arasında bir siyasi tartışma ve danışma kaynağı olarak, kullanıcıların siyasi ve sivil katılımını kolaylaştırmaktadır. Geleneksel medyadan farklı olarak, kullanıcılar yorumları ile bilgi üretme sürecine katılabilmekte ve diğer kullanıcılar ile kolaylıkla bunları tartışabilmektedir. Son anketler İnternet kullanıcılarının anlık mesajlaşma ve birbirleri ile haberleşmek için diğer olanakları kullanarak önemli bir zaman harcadığını göstermektedir (Karakaya, 2005; Shah et. al., 2005, Baumgartner ve Morris, 2010). Bu tür bir danışma siyaset üzerinde artan bir ilgiye, böylelikle de artan siyasi katılıma yol açar.
İnternet kullanımının bireylerin siyasi katılımına katkıda bulunduğu bir diğer yol ise, “vatandaşlara toplu eylem sorunlarını çözme olanakları sağlayan ağlar, normlar ve güven” olarak tanımlanan sosyal sermayenin birikimidir (Scheufele ve Shah, 2000, p. 113). İnternet bireylerin diğerleri ile işbirliği ve iletişimi için yeni yollar açtıkça, onlar daha bağlı hale gelmekte ve sosyal sermaye birikimleri artmaktadır. Bunun sonucunda, bu bireyler siyasi katılıma daha eğilimli hale gelmektedirler (Valenzuela et. al., 2008, Quintelier ve Vissers, 2008).
Facebook, en popüler sosyal ağ sitesi olarak siyasi katılım ve İnternet üzerindeki bu tartışmada özel bir ilgiyi hak etmektedir. Öncelikle, dünyada en yaygın olarak kullanılmakta olan sosyal ağdır. Facebook’un resmi web sitesine göre, aktif kullanıcı sayısı 845 milyon civarında olup, aktif kullanıcıların yüzde 80’i ABD ve Kanada dışındandır. Günlük aktif kullanıcıların sayısı 483 milyonun üzerindedir. Bu rakamlar Facebook’un dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 12’sine erişirken, gelişmiş dünya için nüfuz oranının yüzde elli civarında olduğunu göstermektedir. Türkiye’de 30 milyonun üzerinde Facebook kullanıcısı bulunmakta olup, tüm nüfusun yüzde 40’ına ulaşan bir nüfuz oranı vardır. Çevrimiçi kullanıcılar arasında bu oran yüzde 90’dır, bu da neredeyse her çevrimiçi kullanıcının bir Facebook hesabı bulunduğu anlamına gelmektedir. Bu rakamlar ile, Türk kullanıcılar dünyadaki 6. en büyük Facebook ulusunu oluşturmaktadırlar[1].
Bu ölçek avantajına ek olarak, kullanıcılara sağlanan araçlar nedeni ile siyasi katılım için önemlidir. Vitak ve arkadaşları olası siyasi faaliyetleri aşağıdaki şekilde listelemektedirler:
“Örneğin, kullanıcılar siyasi gruplara katılabilir, aday başvurularını indirebilir, ve sitedeki birçok iletişim aracı üzerinden siyasi görüşlerini paylaşabilirler. Kullanıcılar giriş sayfalarındaki News Feed üzerinden aşağı inerek arkadaşlarının faaliyetlerini görebilir, ve arkadaşlarının notları üzerinde yorumda bulunabilir, böylelikle siyasi konularda aktif görüşmeye girebilirler. Kaynak perspektifi açısından, bu olanaklar aynı zamanda Facebook kullanıcıları için çok az veya ek bir zaman maliyeti olmaksızın medeni yükümlülük becerilerini geliştirmek, ve eş zamanlı olarak medeni becerileri geliştirmek için potansiyel olarak yeterince büyük bir “kamuya” erişim sahibi olmak için, düşük maliyetli (yani, bedelsiz) olanaklar sunmaktadır.” (2011, s.2)
Böylelikle, bu tür bir aracın kullanıcılarının siyasi katılım düzeyine olumlu olarak katkıda bulunması beklenmektedir.
Türkiye durumunda, Facebook tarafından sağlanan bu olanak çok kritiktir, çünkü Türk toplumu birkaç kültürel ve tarihi özellikler sonucunda çok düşük bir siyasi katılım düzeyi ile karakterize edilmektedir (Erdoğan, 2009). Mevcut son anketler Türk vatandaşlarının yalnızca yüzde 31’inin siyaset ile ilgilendiğini, mitinglere katılanların oranının yüzde 5’ten az olduğunu ve Türk vatandaşlarının yalnızca yüzde 7’sinin bir sivil toplum kuruluşuna üye olduklarını göstermektedir (Kalaycıoğlu, 2008).
Bu sivil ve siyasi katılım eksikliği gençler arasında da gözlemlenebilmektedir. Son on yıldır yapılan birkaç araştırma Türk gençliğinin yüzde 10’unun bir siyasi parti üyesi olduğunu, bunların yüzde 7’sinden azının siyasi kampanya faaliyetlerine aktif olarak katıldığını, mitingler ve boykotların bunların yaklaşık yüzde 10’u tarafından yönetildiğini ortaya koymuştur (Erdoğan, 2009).
Bu siyasi entropinin nedenleri sayısızdır ve bu rakamı arttırmak için politikalar bu araştırmanın amacı dışındadır. Ancak, İnternet ve Facebook tarafından sağlanan olanaklar ve çok yüksek Facebook nüfuz oranını dikkate alındığında, Facebook’taki siyasi katılım dinamiğini anlamanın genç siyasi katılım ile ilgilenenler için önemli bilgiler sağlayabileceğine inanmaktayız.
Araştırma Soruları ve Metodoloji
Araştırma Soru ve Varsayımları
Bu tebliğdeki araştırma sorumuz şu şekilde ifade edilebilir: “Genç kişilerin Facebook’ta siyasi katılımını etkileyen faktörler nelerdir?” Bu temel soruyu bir diğer araştırma sorusu izler: “Facebook’taki siyasi katılımın boyutları nedir?” Bu araştırma sorusu içerisinde, temel varsayımlarımız aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
V1: Facebook’ta Siyasi Katılım demografik ve sosyoekonomik faktörler ile etkilenmektedir.Siyasetin bir kaynak konusu olduğu dikkate alındığında, para, sosyoekonomik statü veya zaman gibi kritik kaynaklara erişimi olanların daha fazla katılım eğiliminde olacağı beklenmektedir. Böylelikle, Facebook’ta siyasi katılımın toplumun üst segmentlerinde daha sık olduğu beklenmektedir.
V2: Facebook’ta Siyasi Katılım gerçek yaşamdaki siyasi katılımdan etkilenmektedir. Siyasi katılım ortamdan serbest bir eylem olabilir. Siyasete zaten katılmakta olan kişiler faaliyetlerini Facebook’ta devam ettirebilirler.
V3: Facebook’ta Siyasi Katılım Facebook kullanım düzenlerinden etkilenmektedir. Facebook’ta siyasi katılım kullanıcılar için Facebook faaliyetlerinin bir alt-kümesi olabilir ve farklı kullanım düzenleri farklı siyasi katılım düzeylerine yol açabilir.
V4: Facebook’ta Siyasi Katılım çok-boyutludur. Gerçek yaşamda siyasi katılımın çok boyutlu olduğu dikkate alındığında, Facebook’ta siyasi katılımın farklı boyutları olacağı beklenmektedir.
Tüm bu varsayımlar gerçek olmayan ilişkilendirmeyi önlemek için çok-değişkenli istatistiksel teknikler ile test edilecektir.
Metodoloji
Bu tebliğde sunulan verilen 4 – 20 Nisan 2012 tarihleri arasında, bir Facebook hesabı olan 563 üniversite öğrencisinin katılımı ile toplanmıştır. Facebook istatistiklerine göre, üniversite öğrencisi olan Facebook kullanıcılarının sayısı yaklaşık 946620’dir. Örnekleme stratejimiz Kartopu Örnekleme olduğundan, bir hata payının hesaplanması mümkün değildir; ancak bu örnek boyu, basit rastgele örnekleme metodolojisi ile toplanmış olsa, yüzde 4’lük bir hata payına sahip olacaktır (Bryman, 2008; Salganik ve Heackathorn, 2004).
Katılımcıların toplanmasında, araştırma ekibi tarafından farklı stratejiler tercih edilmiştir. Ekip bir Facebook reklamı hazırlamış ve bu reklam Facebook reklam kampanyası yönetim aracını kullanılarak, tüm hedef kitleye gösterilmiştir. Facebook istatistiklerine göre, bu reklam 392946 kullanıcıya, kullanıcı başına ortalama 8 kez olmak üzere, 3 milyonu aşkın kez gösterilmiş ve 1657 kullanıcı bunu tıklamıştır. Veritabanımızı kullanarak, bu reklamı tıklayan 219 kişinin anketi tamamladığını hesapladık. Bu da reklamımızın toplam hedef nüfusun yüzde 41’ine erişebildiğini, bunlardan 4 bininin bunu tıkladığını ve tıklayanların yüzde 13’ünün anketi tamamladığı anlamına gelmektedir. Erişim istatistiklerimizi karşılaştırmak için diğer Facebook kampanyaları hakkında bilgimiz bulunmamaktadır, ama geçmiş araştırma projelerimiz beklenen geri dönüş oranlarının İnternet veritabanları kullanılarak 6 binin altında olduğunu göstermektedir.
Facebook reklamına paralel olarak, bir kartopu örnekleme yöntemi uyguladık, bir grup öğrenci bu anketi doldurmak için davet edildiler ve kendilerinden diğer arkadaşlarını katılıma çağırmaları istendi. Projeye 344 öğrenci katıldı ve anketi tamamladı. Kartopu veya Yönlendirme örnekleme stratejisi büyük ölçüde temsilci olmamakla eleştirilir ve bazen bu metodoloji bir önyargı yaratabilir. Ancak, bilinmeyen nüfuslardan veri toplamak için en uygun yol olduğuna inanmaktayız ve bir örnekleme çerçevesi hazırlamak için listeler mevcut değildir.
Bu iki örnekleme stratejisi arasındaki farkları kontrol ettiğimizde, davranışsal sorularda önemli bir farklılık gözlemlemedik, böylelikle bu iki örnekleme stratejisinin aynı kullanıcı profiline eriştiğini varsayabiliriz.
Bulgular
Katılımcıların Profili
Projenin hedef nüfusu 18-27 yaşları arasında, bir Facebook hesabı bulunan üniversite öğrencileri idi. Katılımcılar hakkındaki temel demografik bilgiler aşağıdaki gibidir:
- Katılımcıların ortalama yaşı, 3,4 yıllık bir standart sapma ile, 22,8’dir;
- Bunların yüzde 55’i erkek, yüzde 45’i kadındır;
- Katılımcıların yüzde 15’i üniversite eğitimine paralel olarak çalışmaktadır;
- Katılımcıların yüzde 21’i İstanbul’daki devlet üniversitelerinden olup, yüzde 38’i İstanbul’daki özel üniversiteler ve kalan yüzde 40’ı dışarıdaki üniversitelerdendir.
Bir sosyoekonomik faktör göstergesi olarak ebeveynlerin eğitim durumu analiz edildiğinde, babaların yüzde 40’ından azının ortaokul düzeyinin altında bir eğitimi olduğu, bunların yüzde 30’unun bir ortaokul mezuniyet derecesine sahip olduğu, ve de üçüncül derecede olanların yüzdesinin yüzde otuz olduğu gözlemlenmektedir. Orta dereceli okullardan mezun olanların yüzdesi yüzde 29’u oluşturmakta ve üniversite mezunları veya üst dereceler bunun yalnızca yüzde 16’sında kalmaktadır. Orta dereceli okullardan mezun olanlar yüzde 19’u teşkil etmekte ve üniversite veya üzeri mezunların oranı yalnızca yüzde 16’da kalmaktadır.
Ortalama hane geliri 2000 ila 2500 TL arasında iken, katılımcıların yüzde 30’unun 1500 TL altında bir hane geliri ve bunların yüzde 20’sinin 4500 TL üzerinde bir gelire sahip olduğu gözlemlenmektedir
Siyasi Faaliyetlerin Facebook’taki Boyutları
Facebook’ta siyasi katılım için alternatif yollar bulunmakta olup, pasif bir izleyici olmaktan, siyasi faaliyetleri takip etmek, bir siyasi adayın “fan”ı olmak; köprü, haber makalesi gibi siyasi bilgileri paylaşmak; veya tartışma veya sohbet yolu ile danışmaya katılmaya kadar değişmektedir. Daha ileri siyasi katılım için olanak vardır: kullanıcı bir siyasi grup kurabilir veya diğer kişilerce kurulan bir gruba katılabilir. Siyasi ilişkinin düzeyini anlamak için, bir olası faaliyetler listesi hazırladık ve katılımcılara, daha önce (Vitak et. al., 2010) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmaya dayalı olarak, bir dört puanlı skala üzerinden, bu faaliyetlere ne sıklıkla katıldıklarını sorduk. Aşağıdaki tablo bulgularımızı göstermektedir.
Tablo 1. Facebook’ta Siyasi Faaliyetler (“Yaptım” cevaplarının yüzdesi ve Ortalama)
| Yüzde | Ortalama | |
| Siyasetle ilgili bir köprü paylaşma | %33,7 | 1,98 |
| Siyasetle ilgili bir haber makalesi paylaşma | %33,5 | 1,98 |
| Siyasi faaliyetleri izleme | %32,8 | 1,97 |
| Siyaset hakkında bir durum güncellemesi ekleme | %32,6 | 1,98 |
| Bir siyasi adayın bir sayfasını “sevme” | %29,1 | 1,84 |
| Bir Facebook mesajında siyasi bilgileri tartışma | %28,8 | 1,87 |
| Bir siyasi adayın “fanı” olma | %27,2 | 1,77 |
| Siyasetle ilgili bir video ekleme | %25,9 | 1,82 |
| Siyasetle ilgili bir fotoğraf ekleme | %23,4 | 1,76 |
| Siyasetle uğraşan bir uygulama ekleme veya silme | %22,1 | 1,70 |
| Siyasetle ilgili bir gruba katılma | %21,6 | 1,67 |
| Facebook profiline siyasi bilgi ekleme veya silme | %21,3 | 1,68 |
| Facebook “chat“ kullanarak siyasi bilgileri tartışma | %18,8 | 1,68 |
| Bir diğer kişinin duvarına siyasetle ilgili bir şey ekleme | %16,9 | 1,62 |
| Siyasetle ilgili bir test alma | %12,3 | 1,48 |
| Bir yerel siyasi toplantıya ilişkin bir fotoğraf ekleme | %9,4 | 1,41 |
| Siyasetle ilgili bir grup kurma | %6,9 | 1,26 |
Siyasi katılımın alternatif yolları arasında en popüler olanı paylaşmadır. Katılımcıların üçte biri siyaset veya haber makaleleri hakkındaki köprüleri paylaştıklarını söylemişlerdir. Benzer şekilde, bunların üçte biri bir siyasi adayın sayfasını izlemiş, bunu beğenmiş veya onun fanı olmuştur. Diğer uçta, katılımın daha aktif yolları popüler değildir. Katılımcıların yalnızca yüzde 7’si siyasetle ilgili bir grup kurmuş, yüzde 9’u yerel bir siyasi toplantıya ilişkin bir fotoğraf eklemiştir. Kişiler kendi konumlarını ifade etmeye açık olmakla birlikte; Facebook chat üzerinden doğrudan tartışmayı (yüzde 19) veya bir diğer kişinin duvarına siyasetle ilgili herhangi bir şey eklememeyi (yüzde 17) tercih etmemektedirler. Bu faaliyetler ayırımı Facebook’taki siyaset “internet etiği” hakkında bazı ipuçları vermektedir. Katılımcılar konumlarını ifade edebilmekte, bunu açık olarak tartışabilmektedir; ancak doğrudan tartışma hoş karşılanmamaktadır.
Bu faaliyetler ayırımından ayrı olarak, yukarıdaki tablo siyasi faaliyetlerin Facebook kullanıcıları arasında popüler olmadığını göstermektedir, en popüler faaliyet cevaplayanların yalnızca üçte biri tarafından gerçekleştirilmiştir. Çok değişkenli analizlerimiz Facebook’taki bu katılım tercihini hangi faktörlerin etkilediğini göstermeyi hedeflemektedir.
Tablo 2. Facebook’ta Siyasi Faaliyetlerin Boyutları (Faktör Yüklemeleri)
| Faktör 1 | Faktör 2 | Faktör 3 | |
| Facebook profiline siyasi bilgi eklemiş veya bunu silmiş | 0,38 | 0,55 | 0,30 |
| Siyasetle ilgili bir uygulama eklemiş veya silmiş | 0,47 | 0,65 | 0,22 |
| Bir siyasi adayın “fanı” olmuş | 0,19 | 0,89 | 0,21 |
| Bir siyasi adayın sayfasını “sevmiş” | 0,25 | 0,86 | 0,18 |
| Bir Facebook mesajında siyasi bilgileri tartışmış | 0,68 | 0,35 | 0,28 |
| Facebook “chat” kullanarak siyasi bilgileri tartışmış | 0,39 | 0,20 | 0,51 |
| Siyasetle ilgili bir gruba katılmış | 0,48 | 0,54 | 0,35 |
| Siyasetle ilgili bir durum güncellemesi eklemiş | 0,79 | 0,29 | 0,20 |
| Siyasetle ilgili olan bir fotoğraf eklemiş | 0,76 | 0,26 | 0,31 |
| Siyasetle ilgili olan bir video eklemiş | 0,78 | 0,26 | 0,31 |
| Bir yerel siyasi toplantıya ait bir fotoğraf eklemiş | 0,44 | 0,22 | 0,69 |
| Bir diğer kişinin duvarına siyasetle ilgili bir şey eklemiş | 0,56 | 0,18 | 0,59 |
| Siyasetle ilgili bir link paylaşmış | 0,82 | 0,31 | 0,24 |
| Siyasetle ilgili bir test uygulamış | 0,29 | 0,21 | 0,76 |
| Siyasetle ilgili bir haber makalesi paylaşmış | 0,79 | 0,20 | 0,25 |
| Siyasete ilişkin bir grup kurmuş | 0,11 | 0,23 | 0,87 |
| Siyasi faaliyetleri izliyor | 0,65 | 0,25 | 0,24 |
| Açıklanan Farklılık | 32,03 | 19,45 | 19,12 |
| Dolaylı İfade | Doğrudan İfade | Siyasi Faaliyet |
Facebook’taki farklı siyasi faaliyetlerin faktör analizleri toplam farklılığın yüzde 70’ini açıklayan üç temel siyasi katılım boyutunu ortaya koymuştur. Birinci boyut büyük ölçüde ekleme (bir durum güncellemesi, bir foto, bir video), paylaşma (bir link veya haber makalesi) ve izleme ile yüklüdür. Bu toplam farklılığın yüzde 32’sini açıklamaktadır. Tüm bu faaliyetlerin ortak özelliği cevaplayanın siyasi kimliğinin dolaylı ifadesidir. Bir şey ekleyerek veya bir link veya haber makalesi paylaşarak; siyasi kimliğini mevcut bilginin çoğaltılması/kopyalanması üzerinden ifade etmektedir. Kendi siyasi kimliği onun bu öğeler koleksiyonu ile görünür hale gelmektedir. Bu öğeler kullanıcının siyasi kimliğine doğrudan bir referans içermediğinden; bu bir siyasi kişi olarak kim olduğunun dolaylı şekilde bir ifadesidir. Böylelikle, bu boyut “dolaylı ifade” olarak tanımlanmıştır.
İkinci boyut toplam farklılığın yaklaşık yüzde 20’sini açıklar ve bir siyasi adayın fanı olmak, bir siyasi adayın sayfasını “sevmek” veya siyaset veya siyasi bilgileri ile bir uygulamayı eklemek/silmek ile bağlantılıdır. Bu tür Facebook faaliyetleri siyasi kimliklerin ifadesi için daha doğrudan bir yoldur. Bir kullanıcı bir siyasetçi veya siyasi partinin sayfasını “severse”, siyasi kimliği diğer kullanıcılar için açık hale gelir. Benzer şekilde, profiline bazı siyasi bilgiler eklemek, diğer kullanıcıları siyasi kimliği hakkında doğrudan bilgilendirir. Sonuç olarak, bu boyutu “doğrudan ifade” olarak tanımladık.
Toplam farklılığın yaklaşık yüzde 20’sini açıklayan nihai boyut ise “siyasi faaliyet” olarak tanımlanmıştır, çünkü siyasi aktivizm ile ilgili eylemler ile daha fazla bağlantılıdır. Örneğin, bu boyut siyasi tartışma ile bağlantılıdır (Facebook chat veya bir diğerinin duvarına yazmak şeklinde). Diğerleri ile tartışmaya ve interaksiyona daha açıktır. Birinci ve üçüncü boyutlar arasındaki fark kullanıcı tarafından alınan inisiyatif gibi görünmektedir. Birinci boyutta, kullanıcı yalnızca sayfasına bir şeyler koymakta ve diğer kişilerin müdahalesini beklemektedir. Üçüncü boyutta ise, kullanıcı bir diğer kişinin duvarına yazarak, chat yaparak veya bir Facebook grubu kurarak müdahale etmektedir.
Bu boyutlar çok değişkenli analizlerimizde bağımlı değişkenler olarak kullanılacaktır.
Şekil 1. Haziran 2011 Genel Seçimlerinde Facebook Siyasi Katılımı

Katılımcıların Facebook’ta Haziran 2011 Genel Seçimleri sırasındaki siyasi faaliyetleri analiz edildiğinde, bu tür siyasi faaliyetlerin popüler olmadığı gözlemlenmektedir. En popüler faaliyetler olan “bir aday veya partinin Facebook sayfasını sevme” veya “bir aday veya partinin Facebook grubunu sevme” katılımcıların yalnızca üçte biri tarafından gerçekleştirilmiştir. Cevaplayanların bir çeyreği bir aday veya partinin Facebook grubuna katıldıklarını söylemiştir. Göreceli olarak daha aktif bir davranış olan önerme yalnızca yüzde 10 tarafından gerçekleştirilmiştir, bu cevaplayanlarımızın daha pasif siyasi katılım yollarını tercih ettiklerini veya siyasi katılımdan uzak durduklarını göstermektedir.
Basitçe kullanıcılar tarafından gerçekleştirilen faaliyetleri sayarak bir siyasi faaliyet endeksi oluşturduk. Bu endeks 0 ile 4 arasında değişmektedir, yani bir cevaplayan tüm bu faaliyetleri yapmış ise, puanı 4 olacaktır. Karşı uç ise cevaplayanın bunları hiç yapmadığını gösterir. Bu endeksin Cronbach’ın Alpha ölçüm güvenilirliği 0,81’dir, çok yüksek bir güvenilirlik düzeyini göstermektedir.
Kişileri Facebook’a katılmaya iten bir diğer olası faktör kişinin bu aracın etkinliğine ilişkin algısıdır. Facebook’u siyasi faaliyetler için etkin bir ortam olarak algıladığı takdirde, daha fazla siyasi katılım eğilimi gösterecektir.
| … siyasi gelişmeler ve haberlerden haberdar olmak için etkin bir ortam … “sanal” siyasi faaliyetler düzenlemek için etkin bir araç … sanal faaliyetler medyada yansıyor … bir siyasi ideolojiye destek çekmek için etkin bir araç … “gerçek” siyasi faaliyetler düzenlemek için etkin bir araç … sanal faaliyetler yönetenlerin dikkatini çekiyor … siyasi katılımlar için motive edici ortam |
Şekil 2. Facebook’un Siyasi Etkinliğine ilişkin Algılamalar (“Facebook …”, “Katılıyorum” Cevaplarının Yüzdesi)
Yukarıdaki değerler katılımcıların Facebook’u bilgilenmek (yüzde 59) ve “sanal” siyasi faaliyetler düzenlemek (yüzde 56) için etkin bir araç olarak algıladığını göstermektedir. Aynı zamanda, sanal faaliyetlerin medyaya da yansıdığına inanmaktadırlar. Ve, Facebook’un destekleyenleri çekmek için etkin bir araç olduğunu kabul etmektedirler. Sanal faaliyetleri düzenlemek için bir araç ününe rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 46’sı Facebook sanal faaliyetlerinin yönetenlerin dikkatini çektiğine inanmaktadır.
Facebook’un siyasi gücüne ilişkin algılamaların bir endeksi faktör analizi ile hesaplanmıştır. Bu, toplam farklılığın yüzde 80’ini açıklayan bir boyut ortaya koymuştur ve bu endeksin güvenilirliği, Cronbach Alpha ile hesaplandığında, 0,90’dır.
Facebook Siyasi Katılımının Belirleyicileri: Bağımsız Değişkenler:
Siyasi Değerler
Temel demografik değişkenlere ek olarak, analize çeşitli siyasi ve davranışsal faktörler dahil edilmiştir. İlk bağımsız değişkenler kümesi cevaplayanların siyasi değerlerini ölçmeyi hedeflemektedir. Bu değişkenler cevaplayanın milliyetçilik, sol-sağ uç ve muhafazakarlık ölçeklerinde kendisini konumlandırmasıdır. Analizin bu aşamasında, anomiyi ölçmek için spesifik bir endeks hesaplanmıştır.
“Anomi”, Durkheim (1897) tarafından oluşturulan ve sosyal normlar eksikliği anlamına gelen; “normsuzluk” kavramıdır. Birey ve çevresi arasındaki sosyal bağların kopuk ve bireylerin sosyal kişiliklerinin parçalanmış olduğu bir durumu tanımlar. Bu kavram Sroles (1957) tarafından işlevselleştirilmiş ve ölçülmüş, ve hızla değişen ortamlardaki sosyopolitik gelişmelerin açıklanmasında yoğun olarak kullanılmıştır. Çarkoğlu ve Kalaycıoğlu muhafazakarlığın bir belirleyicisi olarak Türk toplumunda anomi düzeyini ölçmek üzere bu ölçeği çevirmiş ve benimsemişlerdir. Türk toplumundaki yüksek anomi düzeyini ortaya koymak için, gençleri hedef alan birkaç araştırma bu ölçeği kullanmıştır. (Çarkoğlu& Kalaycığlu, 2009; Erdoğan, 2012).
Ölçek şu 10 soruya verilen cevapların basit bir toplamından ibarettir. Bu ölçeğin dahili geçerliliğini ölçen, Cronbach’ın Alpha katsayısı 0,68’dir, bu oldukça yüksek bir puandır. Aşağıdaki şekil farklı anketlerin bulgularının bir karşılaştırmasını temsil etmektedir. Çarkoğlu ve Kalaycıoğlu (2009) tarafından uygulanan bir anket Türk nüfusunun yüzde 19’unun yüksek bir anomi puanına – 80 puan üzerinde – sahip olduğunu göstermektedir. ARI hareketi (2008) tarafından yapılan bir diğer anket, Türkiye’nin kentsel alanlarında yaşayan genç kişiler (15-27 yaş) arasında yüksek anomi puanına sahip olan kişilerin yüzdesinin 37,7 olduğunu tespit etmiştir. Anketimiz katılımcıları arasında, bunların üçte birinden fazlası yüksek bir anomi puanına sahiptir. Anomi duygusunun kişileri gerçek yaşam ve Facebook’ta siyasi açıdan aktif olmaya itmede önemli bir rolü olduğuna inanmaktayız.
Bazı temel değerler ve algılamalara ilişkin sorulara ek olarak; mülakatlar sırasında katılımcıların siyasi tercihleri de sorulmuştur. Katılımcıların parti kimliğini ölçmek için, mecliste temsil edilen ana siyasi partiler rastgele bir sıralamada dizilmiş ve katılımcıdan kendisini, bir 7 puanlık skalada konumlandırması istenmiştir. Bu skalalar kullanılarak, ortak boyutları türetmek için bir faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Bu faktör analizi bize iki boyut sağlamıştır; ilki toplam farklılığın yüzde 34’ünü açıklamakta olup, muhalefet-yanlısı ve AKP-karşıtı yaklaşımlar ile olumlu olarak yüklüdür, bu AKP’ye karşı CHP boyutu olarak tanımlanmaktadır. İkinci faktör ise MHP-yandaşı yaklaşımlar ile olumlu olarak ve BDP yaklaşımları ile olumsuz olarak ilişkilidir. Bu boyut “BDP’ye karşı MHP” boyutu olarak tanımlanmakta olup, yüzde 29’luk bir açıklayıcı güce sahiptir.
Siyasi Davranışlar
Katılımcıların siyaset hakkında temel bilgi kaynakları olarak web siteleri belirtilmektedir. Katılımcıların yüzde 80’inden fazlası siyaset hakkında bilgileri düzenli olarak web siteleri üzerinden aldıklarını söylemiştir. İkinci popüler bilgi kaynakları grubu, gazeteler (yüzde 68), Facebook (yüzde 64) ve TV’dir (yüzde 63). Twitter eşit derecede popüler değildir, katılımcıların yalnızca yüzde 43’ü Twitter’dan siyasi bilgileri aldıklarını söylemiştir. Bloglar, web siteleri veya Facebook gibi konvansiyonel olmayan diğer medya kaynakları ile karşılaştırıldığında, popüler değildir. Dergiler ve radyo katılımcılar tarafından tercih edilmemektedir. Bu değer, her türlü konvansiyonel olmayan veya “yeni” medyanın genç kişiler için eşit derecede popüler olmadığını göstermektedir. Web siteleri ve Facebook, Twitter ve bloglara göre daha tercih edilmektedir. Bu rakamlar tüm konvansiyonel medyanın aynı derecede ölü olmadığını göstermektedir. Gazeteler ve TV halen siyasi bilgi kaynakları olarak popüler iken, radyo veya dergiler tercih edilmemektedir.
Veri analizini kolaylaştırmak için, faktör analizi kullanılarak değişken sayısı azaltılmıştır. Faktör analizi genel olarak değişkenler arasındaki ortak varyanslar kullanılarak, değişkenlerin sayısını azaltmak için kullanılır. Siyasi bilgi kaynakları üzerindeki analizimiz iki boyut ortaya çıkarmıştır.
Tablo 3. Siyasi Bilgi Kaynaklarının Boyutları-Faktör Analizi Sonuçları (Faktör Yüklemeleri)
| Faktör 1 | Faktör 2 | |
| TV | -0,03 | 0,72 |
| Radyo | 0,10 | 0,65 |
| Gazeteler | 0,30 | 0,68 |
| Dergiler | 0,45 | 0,49 |
| Web siteleri | 0,58 | 0,33 |
| Bloglar | 0,80 | 0,10 |
| 0,73 | 0,02 | |
| 0,69 | 0,13 | |
| Açıklanan Farklılık | 28,20 | 22,90 |
| İsim | Konvansiyonel-olmayan Medya | Konvansiyonel Medya |
Faktör analizinin sonuçları yukarıda faktör yüklemeleri ile gösterilmektedir. Faktör yüklemeleri -1 ile 1 arasında değişen katsayılardır, katsayının mutlak değeri 1’e yaklaştığında, daha güçlü bir ilişki belirtir, ve 0’a yaklaştığında, zayıf veya namevcut bir ilişkiyi belirtir. Faktörler değişkenlerin faktör yüklemelerine uygun olarak tanımlanırlar. Toplam farklılığın yüzde 28’ini açıklayan birinci faktör yüksek oranda Bloglar, Twitter, Facebook ve Web siteleri ile ilişkilidir. Sonuç olarak bunu “konvansiyonel-olmayan medya” olarak tanımlamaktayız. İkinci boyut ise farklılığın yüzde 23’ünü açıklamakta olup, “konvansiyonel medya” olarak tanımlanmıştır ve güçlü bir biçimde TV, gazeteler, radyo ve dergiler ile ilişkilidir. Bu analiz bilgi kaynaklarının aslında ampirik olarak ayrıldığını göstermektedir. İlerleyen bölümlerde bu boyutları açıklayıcı değişkenler olarak kullanacağız.
Tablo 4. Katılımcılar ve Türk Gençliğinin Siyasi Faaliyetleri (“Yaptım” Cevaplarının Yüzdesi)
| Anket | Türk Gençliği | Alt-küme Türk Gençliği | |
| Oy verme | 89,0 | 48,0 | 58,1 |
| Bir siyasi partinin gençlik koluna üye olma | 13,3 | 9,0 | 12,9 |
| Bir siyasi partinin, gençlik kolu dışında, üyesi olma | 9,5 | 4,1 | 8,6 |
| Bir siyasi kampanyada propaganda yapma | 6,6 | 5,0 | 11,8 |
| Bir siyasi kampanyada broşür dağıtma | 10,8 | 5,3 | 14,1 |
| Bir yerel soruna ilişkin dilekçe verme | 35,7 | 8,0 | 18,3 |
| Bir kişisel soruna ilişkin dilekçe verme | 44,1 | 7,3 | 14,1 |
| Bir siyasi gösteriye katılma | 47,9 | 11,3 | 22,6 |
| Bir boykota katılma | 31,5 | 6,8 | 15,1 |
| İnternet üzerinden yürütülen bir protesto faaliyetine katılma | 48,7 | 7,2 | 18,3 |
| Bir sivil toplum kuruluşunun üyesi olma | 20,5 | 4,4 | 12,1 |
Katılımcıların siyasi katılım düzenleri yukarıda sunulmaktadır. Türk gençliğinin siyasi faaliyetlerine ilişkin yukarıda alıntı yapılan anketin sonuçları da dahildir. Göreceli olarak anlamlı bir karşılaştırma yapabilmek için, aynı zamanda Türk gençliği anketinin bir alt-kümesinin puanlarını, istihdam durumu ve yaşa göre filtreleyerek, dahil ettik.[2] Anket katılımcıları arasında en popüler faaliyet oy vermedir. Yüzde 90’lık bir çoğunlukla, neredeyse tamamı oy vermişti. Bu faaliyet 2008 Anketine göre de en sıklıkla gerçekleştirilen faaliyetti; ancak oy verenlerin oranı cevaplayanların yarısından azdı.
Bir siyasi partiye üyelik – gençlik kollarında veya dışında – katılımcılar arasında popüler değildir. Türk gençliğinin yüzde 10’undan azı bir siyasi partiye üyedir, ve bu oran katılımcılarımız ve eşdeğer alt-kümenin yüzde 3’üdür. Bir kampanyaya aktif katılım da popüler faaliyetler arasında değildir, ve bizim örneğimiz eşdeğer örneğe göre daha az faal görünmektedir.
Öte yanda, yukarıdaki tablo anketimizin cevaplayanları arasında konvansiyonel olmayan siyasi katılımın çok yüksek olduğunu göstermektedir. Türk gençlerinin yalnızca yüzde 8’inin yerel sorunlara ilişkin bir dilekçeye imza atmış olmasına karşın, bu puan bizim örneğimizde 5 kat daha fazladır. Bu istatistik alt-kümenin yüzde 18’lik ortalamasından 2 kat daha fazladır. Tablo bir kişisel probleme ilişkin dilekçe imzalamada da aynıdır.
Konvansiyonel olmayan katılımın diğer boyutları da bu tür bir farklılığı ortaya çıkarmaktadır. Bir boykota katılmış olanların yüzdesi yüzde 32 (Türk gençliği içerisinde yüzde 7), bir siyasi gösteriye katılanlarınki ise yüzde 48’dir (Türk gençliği içerisinde yüzde 11).
Bu istatistiklere göre, cevaplayanların yarısı İnternet üzerinden yürütülen bir protesto faaliyetine katılmış olup; bu Türk gençliğinin yalnızca yüzde 7’si ve eşdeğer örneğin yüzde 18’idir. Bu fark İnternetin artan nüfuzuna atfedilebilir. 2008 yılında, İnternet nüfuzu eşdeğer alt küme içerisinde yüzde 50’nin altında idi ve Türk gençliğinin yalnızca üçte biri düzenli İnternet erişimine sahipti; son rakamlar ise Türk hanelerinde İnternet nüfuzunun yüzde 60 civarında olduğunu göstermektedir. Bunun sonucunda, artan İnternet nüfuzu İnternet üzerinden artan protesto faaliyetine yol açabilir. Tebliğin aşağıdaki bölümleri bu ilişkiyi irdelemek için ek veriler sunacaktır.
Tablo 5. Siyasi Faaliyetlerin Boyutları (Faktör Yüklemeleri)
| Faktör 1 | Faktör 2 | Faktör 3 | |
| Oy verme | -0,03 | 0,43 | 0,01 |
| Bir siyasi partinin gençlik koluna üye olma | 0,64 | 0,04 | 0,04 |
| Bir siyasi partinin, gençlik kolu dışında, üyesi olma | 0,69 | 0,12 | 0,00 |
| Bir siyasi kampanyada propaganda yapma | 0,76 | 0,00 | 0,13 |
| Bir siyasi kampanyada broşür dağıtma | 0,82 | 0,08 | 0,03 |
| Bir yerel soruna ilişkin dilekçe verme | 0,07 | 0,10 | 0,89 |
| Bir kişisel soruna ilişkin dilekçe verme | 0,06 | 0,11 | 0,89 |
| Bir siyasi gösteriye katılma | 0,17 | 0,82 | 0,12 |
| Bir boykota katılma | 0,11 | 0,81 | 0,12 |
| Açıklanan Farklılık | 24,38 | 17,45 | 18,05 |
| İsim | Konvansiyonel Siyasi Katılım | Konvansiyonel-olmayan Siyasi Katılım | Dilekçe verme |
Cevaplayanların siyasi katılımının faktör analizi, önceki araştırmalara paralel olarak, üç farklı faktör ortaya çıkarmıştır (Erdoğan, 2001, Çarkoğlu, 2001 ve Erdoğan, 2003). Toplam farklılığın yüzde 25’ini açıklayan birinci faktör “siyasi katılımın konvansiyonel yöntemleri” olarak sınıflandırılan, bir siyasi partinin üyesi olma (gençlik kolu veya değil), bir siyasi kampanyada propaganda yapma ve broşür dağıtmadır. Sonuç olarak, bu boyutu “konvansiyonel siyasi katılım” olarak tanımladık.
İkinci boyutta, bir siyasi gösteri veya bir boykota katılma gibi, konvansiyonel olmayan siyasi katılımlar ağırlıklıdır. İnternet üzerinden bir protesto faaliyetine katılmanın da bu boyutta daha yüksek bir faktör yüklemesi bulunmaktadır. Bu boyut “konvansiyonel olmayan siyasi katılım” olarak tanımlanmıştır.
Toplam farklılığın yüzde 18’ini açıklayan son boyut ise, yerel veya kişisel problemlere ilişkin, dilekçe vermedir. Bu boyut “dilekçe verme” olarak adlandırılmıştır.
Haziran 2011’de yapılan son genel seçimler bize katılımcıların siyasi faaliyetlerini test etmek için önemli bir olanak sağlamaktadır. İstatistiklerimize göre, katılımcıların yüzde 30’u insanları bir parti veya kişi konusunda ikna etmeye çalışmıştır. Bunların aynı yüzdesi bir aday veya partinin mitingine katılmıştır. Bir diğer pasif siyasi faaliyet yolu olan, bir aday veya partinin bir ev toplantısına katılım popüler değildir: katılımcıların yalnızca yüzde 14’ü bu tür bir deneyim yaşamışlardır. Katılımcıların siyasi kampanyalarda aktif katılımı tercih etmedikleri açıktır: katılımcıların yalnızca yüzde 8’i broşür dağıtmış ve yalnızca yüzde 5’i kapıdan-kapıya propaganda faaliyetlerine katılmıştır.
Bu soruya verilen cevaplar kullanılarak, 2011 genel seçimlerinde siyasi faaliyete ilişkin ek bir endeks hesaplanmıştır. Bir cevaplayan tüm faaliyetlere katılmış ise, onun siyasi faaliyet puanı 5’tir. Hiç birine katılmamış ise, puanı 0 olarak hesaplanacaktır. Bu ölçeğin güvenilirliği Cronbach Alpha katsayısı ile 0,71 olarak ölçülmüştür. Ortalama siyasi faaliyet puanı, 1,2’lik bir standart sapma ile, 0,79’dur.
Facebook Kullanımı ve Yaklaşımlar
Facebook’ta siyasi faaliyetlerin katılımcıların kullanım düzenleri ile bağlantılı olduğuna ve Facebook kullanımı ve yaklaşımların en önemli göstergelerinden birisinin sıklık olduğuna inanmaktayız. Anketimiz katılımcıların üçte birinin haftada 3 saatten az zaman ayırdığını göstermektedir. Katılımcıların yüzde 40’ı haftada 3 ila 10 saat zaman ayırmakta iken, katılımcıların yüzde 22’si haftada ortalama 10 saat harcayan yoğun kullanıcılardır. Aynı tablo katılımcıların üçte birinin Facebook’ta sürekli “çevrimiçi” olduklarını göstermektedir. Bunların yüzde 20’si Facebook hesaplarını günde 4-5 kez ziyaret etmekte, katılımcıların dörtte biri ise günde 2-3 kez ziyaret etmektedirler. Basit bir toplama katılımcıların yüzde 75’inden fazlasının Facebook hesaplarını günde asgari bir kez ziyaret ettiklerini göstermektedir. Daha az sık kullananlar katılımcıların yalnızca yüzde 10’unu teşkil etmektedir.
Facebook kullanım davranışının bir diğer göstergesi katılımcıların arkadaşlarının sayısıdır. Hesaplamalarımıza göre, katılımcıların arkadaşlarının ortalama sayısı yaklaşık 340 olup, 283 şeklinde bir standart sapma ile, büyük bir değişkenlik düzeyi göstermektedir.
Facebook’ta geçirilen zaman ve Facebook sayfalarının ziyaret edilme sıklığı kullanılarak, Facebook kullanım yoğunluğunun basit bir endeksi faktör analiz tekniği ile hesaplanmıştır. Toplam değişkenliğin yüzde 70’ini açıklayan tek bir boyut üretilmiş ve Facebook Yoğunluk Endeksi olarak tanımlanmıştır.
Facebook arkadaşlar ve diğer kişiler ile haberleşmek için farklı yollar sağlar. İnsanlar arkadaşları için farklı haberleşme araçlarını tercih edebilir ve kullanım düzenleri farklı olabilir. Alternatif kullanım düzenlerini ve bunların Facebook’taki siyasi faaliyetler üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için, bunların farklı araçları kullanım tercihlerini ölçmek için bir soru kümesi geliştirdik.
Tablo 6. Katılımcıların Facebook Kullanım Düzenleri (Yüzde ve Ortalamalar)
| “Yaparım” Cevapları Yüzdesi | Ortalama | |
| Arkadaşıma mesaj göndermek | 67,5 | 2,88 |
| Sosyal faaliyetlerden haberdar olmak | 62,2 | 2,78 |
| Duvarımı okumak | 56,4 | 2,76 |
| Kişisel mesajlar göndermek | 55,6 | 2,67 |
| Duvarıma yazmak | 42,3 | 2,44 |
| Sosyal faaliyetlere katılmak | 40,0 | 2,38 |
| Profilimi ve fotolarımı güncellemek | 37,3 | 2,43 |
| Sosyal gruplara katılmak | 36,2 | 2,22 |
| Arkadaşlarımın Duvarlarını okumak | 31,8 | 2,25 |
| Arkadaşlarımın Duvarlarına yazmak | 21,9 | 2,13 |
| Arkadaşlarımı sosyal gruplara davet etmek | 18,2 | 1,80 |
| Bir sosyal grup kurmak | 15,1 | 1,67 |
| Sosyal faaliyetler düzenlemek | 15,0 | 1,68 |
Bulgularımız katılımcıların Facebook’u bir bilgi ve haberleşme aracı olarak kullanmayı tercih ettiklerini göstermektedir. En popüler faaliyetler arkadaşlarına mesajlar göndermek (yüzde 67,5) ve sosyal faaliyetlerden haberdar olmaktır (yüzde 62,2). Cevaplayanların yarısından fazlası duvarlarını düzenli olarak okumakta, bunları yüzde 40’ı duvarlarına yazmaktadırlar. Sosyal faaliyetlere katılma nispeten daha az popülerdir, profilleri ve fotoları güncelleme ve sosyal gruplara katılma da buna benzerdir. Katılımcıların üçte biri arkadaşlarının duvarlarını okumakta, ama bunların yalnızca yüzde 22’si bu duvarlara yazmaktadır. Sosyal gruplar kurmak ve arkadaşlarını davet etmek ve sosyal faaliyetler düzenlemek en az popüler olan faaliyetlerdir.
Tablo 7. Facebook Kullanım Düzenlerinin Boyutları (Faktör Yüklemeleri)
| 1 | 2 | 3 | ||
| Duvarımı okumak | 0,10 | 0,74 | 0,05 | |
| Arkadaşlarımın Duvarlarına yazmak | 0,18 | 0,74 | 0,18 | |
| Arkadaşlarımın Duvarlarını okumak | 0,13 | 0,74 | 0,06 | |
| Kendi Duvarıma yazmak | 0,21 | 0,68 | 0,24 | |
| Profilimi ve fotolarımı güncellemek | 0,16 | 0,61 | 0,37 | |
| Kişisel mesajlar göndermek | 0,17 | 0,27 | 0,82 | |
| Arkadaşıma mesajlar göndermek | 0,20 | 0,19 | 0,85 | |
| Sosyal faaliyetlere katılmak | 0,66 | 0,17 | 0,41 | |
| Bir sosyal grup kurmak | 0,86 | 0,12 | 0,04 | |
| Arkadaşlarımı sosyal gruplara davet etmek | 0,86 | 0,15 | 0,12 | |
| Sosyal faaliyetler düzenlemek | 0,86 | 0,18 | -0,01 | |
| Sosyal gruplara katılmak | 0,73 | 0,18 | 0,28 | |
| Sosyal faaliyetler hakkında haberdar olmak | 0,58 | 0,18 | 0,33 | |
| Açıklanan Farklılık | 28,3 | 21,1 | 15,4 | |
| Düzenleme | Güncelleme | Haberleşme | ||
Facebook kullanım düzenlerinin ortak boyutlarını ortaya çıkarmak üzere, bir faktör analizi gerçekleştirilmiş ve toplam farklılığın yüzde 65’ini açıklayan üç faktör türetilmiştir. İlk faktörde, bir sosyal grup kurma ve arkadaşları davet etme, sosyal faaliyetler düzenleme veya bunlara katılma gibi, daha aktif düzenlerden daha yüksek faktör yüklemelerine sahiptir. Facebook kullanımının bu boyutu farklılığın yüzde 28’ini açıklamaktadır, ve inisiyatif alma özelliğine atfen “düzenleme” olarak tanımlanmıştır.
İkinci boyut kendi ve arkadaşlarının duvarlarını okuma ve bunlara yazmadan yüksek faktör yüklemeleri ile tanımlanmaktadır. Toplam farklılığın yüzde 21’ini açıklamakta olup, “güncelleme” olarak tanımlanmıştır.
Son boyut ise mesaj gönderme ile ilgilidir ve bu nedenle “haberleşme” olarak tanımlanmıştır.
Bağımsız Değişkenlerin Tanımlayıcı İstatistikleri
Aşağıdaki tablo modellerimizde kullanılacak olan bağımsız değişkenlerin temel tanımlayıcı istatistiklerini sunmaktadır.
Tablo 8. Bağımsız Değişkenlerin Tanımlayıcı İstatistikleri
| Değişkenlerin Kategorisi | Ortalama | Std.Sapma | |
| Demografik Değişkenler | Cinsiyet (1=erkek, 0=kadın) | 0,55 | 0,49 |
| Aidiyet (0 ila 6) | 3,81 | 2,15 | |
| Ebeveyn Eğitimi (1 ila 4) | 1,80 | 0,78 | |
| Siyasi Değerler | Parti Uzaklıkları (AKP’ye karşı CHP) (BDP’ye karşı MHP) | 0 | 1 |
| Anomi (0 ila 100) | 61,40 | 18,86 | |
| Siyasi Davranışlar | Medya Kullanımı KonvansiyonelKonvansiyonel olmayan | 0 | 1 |
| Siyasi Katılımın Boyutları KonvansiyonelKonvansiyonel olmayanDilekçe verme | 0 | 1 | |
| Siyasi Faaliyet 2011 | 0,79 | 1,21 | |
| Facebook Kullanımı | Kullanım Yoğunluğu | 0 | 1 |
| Facebook Kullanım Düzenleri -Düzenleme, – Güncelleme – Haberleşme | 0 | 1 |
Facebook’ta Siyasi Katılımın Belirleyicileri: Çok-değişkenli Analizler
Facebook’ta siyasi katılımın belirleyicilerini ortaya çıkarmak üzere, bir seri çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Çoklu regresyon analizi, diğer bağımsız değişkenlerin etkilerini kontrol ederek, her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki doğrudan etkilerini görmemize olanak sağlayan bir araçtır. Bağımsız değişkenler arasındaki karşılıklı ilişkileri bu yöntemin temel varsayımlarını ihlal edecek kadar güçlü olmadığını varsayarak, En Küçük Kareler regresyon yöntemini kullanmayı tercih ettik. Analizlerimiz genel olarak bağımsız değişkenler arasındaki karşılıklı ilişki katsayılarının 0,2’nin üzerinde olmadığını gösterdi, iki istisna dışında: anominin “AKP’ye karşı Diğer” siyasi konumu ile karşılıklı ilişkisi 0,39 ve Facebook kullanım yoğunluğu ile Facebook kullanım güncelleme düzeni arasındaki karşılıklı ilişki 0,35’tir. Bu karşılıklı ilişkiler denklemlerin genel yapısını doğrudan etkilemediğinden, bunları denklemlerin dışında bırakmadık.
Analizimizde, dört farklı denklemimiz vardı. Birincisi Haziran 2011 genel seçimleri sırasında Facebook’ta siyasi faaliyet belirleyicileri hakkındadır. Facebook’ta siyasi faaliyetin bu genel seçimler sırasında, kişinin Facebook’taki genel siyasi faaliyetleri, onun Facebook’un siyasi gücü algılaması ve onun gerçek yaşamdaki siyasi faaliyetlerinin bir fonksiyonu olduğunu varsaydık.
Tablo 9. Haziran 2011 Seçimlerinde Siyasi Faaliyetin Belirleyicileri (OLS Sonuçları)
| B | Beta | Önem | |
| Sabit | 0,73 | 0,00 | |
| Dolaylı İfade | 0,24 | 0,16 | 0,00 |
| Doğrudan İfade | 0,80 | 0,56 | 0,00 |
| Katılım | 0,22 | 0,15 | 0,00 |
| Siyasi Faaliyet 2011 | 0,28 | 0,24 | 0,00 |
| Ayar. R-Kare | 0,51 | ||
| F | 124,90 | Önem F: | 0,00 |
Yukarıdaki tablo ilk regresyon analizinin bulgularını temsil etmektedir. B katsayıları bağımsız değişkenler 1 puan arttıkça, bağımlı değişkenin (Facebook’taki siyasi faaliyetler) büyüklüğü ve değişim yönünü göstermektedir. Örneğin, kişinin Dolaylı Siyasi İfade boyutundaki konumu 1 puan ile arttığında, Facebook’taki siyasi faaliyetleri 0,24 puan artmaktadır; diğer faktörler sabittir. Beta katsayıları açıklayıcı değişkenleri karşılaştırmamıza olanak veren standardize katsayılardır. Tablomuza göre, Facebook’taki siyasi faaliyetlerin en önemli belirleyicisi kişinin Doğrudan İfade boyutundaki konumudur. Son olarak, üçüncü sütun değişkenlerin istatistiksel önemini göstermektedir, bu puan 0,10’dan büyük ise, istatistiksel olarak 0’dan farklı değildir, böylelikle de istatistiksel olarak önemsizdir.
Bulgularımıza göre, kişinin tüm boyutlardaki siyasi faaliyeti arttıkça, son genel seçimlerde siyasi faaliyetlerde bulunma eğilimi artmaktadır. Tüm bu boyutlar arasında, Doğrudan İfade diğer değişkenler ile karşılaştırıldığında en büyük açıklayıcı güce sahiptir, siyasi tercihlerini doğrudan açma eğiliminde olanların daha fazla siyasi faaliyette bulunma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Benzer şekilde, gerçek yaşamdaki siyasi faaliyetler aynı zamanda Facebook’taki siyasi faaliyetlere katkıda bulunan pozitif faktörlerdir.
Siyasi faaliyetler siyasi katılım düzenleri ile belirlendiğinden, bu siyasi katılım düzenlerinin her birini hangi faktörlerin belirlediğini tartışmak istemekteyiz.
Tablo 10. Facebook Siyasi Katılımının Belirleyicileri: (OLS Sonuçları, Dolaylı İfade Bağımlı)
| B | Beta | Önem | |
| (Sabit) | -0,16 | 0,53 | |
| Cinsiyet Kodlamalı | 0,02 | 0,01 | 0,85 |
| Aidiyet | 0,03 | 0,05 | 0,29 |
| Ebeveyn Eğitimi | 0,00 | 0,00 | 0,99 |
| Anomi | 0,00 | 0,02 | 0,73 |
| AKP’ye karşı CHP | 0,21 | 0,22 | 0,00 |
| BDP’ye karşı MHP | -0,08 | -0,08 | 0,09 |
| Konvansiyonel olmayan Medya | 0,21 | 0,21 | 0,00 |
| Konvansiyonel Medya | 0,12 | 0,12 | 0,01 |
| Konvansiyonel Siyasi Katılım | 0,09 | 0,09 | 0,05 |
| Dilekçe Verme | 0,13 | 0,13 | 0,01 |
| Konvansiyonel olmayan Siyasi Katılım | 0,22 | 0,22 | 0,00 |
| Facebook Yoğunluğu | 0,05 | 0,05 | 0,35 |
| Facebook Kullanımı-Düzenleme | 0,02 | 0,02 | 0,70 |
| Facebook Kullanımı-Güncelleme | 0,15 | 0,14 | 0,01 |
| Facebook Kullanımı-Haberleşme | 0,13 | 0,13 | 0,01 |
| Ayar. R-kare | 0,28 | ||
| F | 10,10 | Önem F: | 0,00 |
Yukarıdaki tablo Facebook’taki Dolaylı İfade tarzı siyasi katılıma bağlı çok-değişkenli regresyon analizlerinin bulgularını temsil etmektedir. Bağımsız değişkenler demografik ve sosyo ekonomik statü değişkenleri, siyasi tercihler, siyasi bilgi almada medya kullanımı, siyasi katılımın farklı boyutları, Facebook kullanım yoğunluğu ve Facebook kullanım düzenleridir.
Bu tabloya göre, demografik değişkenlerin Facebook’ta siyasi fikirlerin Dolaylı İfadesi üzerinde bir etkisi yoktur, katsayıları istatistiksel olarak önemsizdir. Anomi önemsiz katsayılı bir diğer bağımsız değişkendir. Bu arada, siyasi tercihler önem taşımaktadır. CHP’yi AKP’ye tercih edenlerin siyasi fikirlerini daha fazla Dolaylı İfade etme eğilimi vardır. Bu boyuttaki 1 puanlık artış, bağımlı değişkenimizde 0,21 puanlık bir artışa yol açmaktadır. Benzer şekilde, MHP’den ziyade BDP’ye yakın olanların, Dolaylı İfade skalasında puanları daha yüksektir.
Siyasi bilgi almak için medyanın kullanımı da siyasi katılımın Dolaylı İfadesinde etkilidir. Öncelikle, daha fazla medya kullanımı daha fazla Dolaylı İfade anlamına gelir, çünkü her iki boyutun da istatistiksel olarak önemli etkileri vardır. Ancak, konvansiyonel olmayan medya kullanımının açıklayıcı gücü konvansiyonel medya kullanımının etkisinden büyüktür: 0,21’e karşı 0,12.
Her türlü siyasi katılım benzer şekilde Facebook’ta siyasi fikirlerin Dolaylı İfade düzeyini arttırmaktadır, çünkü tüm katsayılar istatistiksel olarak önemlidir. Ama, konvansiyonel olmayan siyasi katılımın etkisi diğer iki siyasi katılım boyutlarının etkilerini ikiye katlamaktadır. Dolaylı siyasi katılım güçlü bir biçimde Dolaylı İfade ile bağlantılı gibi görünmektedir.
Facebook kullanım yaklaşımlarına odaklandığımız takdirde, Facebook kullanım yoğunluğunun bu boyutun Facebook siyasi katılımı ile herhangi bir ilişkisi olmadığını gözlemlemekteyiz. Öte yanda, analiz Facebook kullanımının farklı boyutları arasında önemli farklılıklar olduğunu göstermektedir. Facebook’u kişileri düzenlemek ve organize etmek için daha interaktif bir araç olarak kullanmayı tercih eden kişiler siyasi fikirlerini dolaylı olarak ifade etmeye daha eğilimli iken; diğer iki boyutun pozitif etkileri vardır. Facebook’un Güncelleme ve Haberleşme boyutlarının bu Facebook siyaseti üzerinde pozitif etkileri vardır.
Tablo 11. Facebook Siyasi katılımının Belirleyicileri: (OLS Sonuçları, Doğrudan İfade Bağımlı)
| B | Beta | Önem | |
| (Sabit) | 0,07 | 0,80 | |
| Cinsiyet Kodlamalı | 0,19 | 0,10 | 0,07 |
| Aidiyet | -0,04 | -0,07 | 0,17 |
| Ebeveyn Eğitimi | 0,04 | 0,03 | 0,59 |
| Anomi | 0,00 | -0,03 | 0,57 |
| AKP’ye karşı CHP | 0,10 | 0,10 | 0,08 |
| BDP’ye karşı MHP | -0,03 | -0,03 | 0,56 |
| Konvansiyonel olmayan Medya | -0,03 | -0,03 | 0,56 |
| Konvansiyonel Medya | 0,01 | 0,01 | 0,82 |
| Konvansiyonel Siyasi Katılım | 0,25 | 0,26 | 0,00 |
| Dilekçe Verme | -0,07 | -0,07 | 0,16 |
| Konvansiyonel olmayan Siyasi Katılım | -0,01 | -0,01 | 0,84 |
| Facebook Yoğunluğu | 0,10 | 0,10 | 0,10 |
| Facebook Kullanımı-Düzenleme | 0,07 | 0,07 | 0,21 |
| Facebook Kullanımı-Güncelleme | 0,10 | 0,10 | 0,07 |
| Facebook Kullanımı-Haberleşme | 0,01 | 0,01 | 0,82 |
| Ayar. R-kare | 0,10 | ||
| F | 3,66 | Önem F: | 0,00 |
Dolaylı İfade boyutundan farklı olarak, Doğrudan İfade açısından erkek ve kadın katılımcılar arasında bir fark vardır. Erkek katılımcılar Doğrudan İfade boyutunu kadınlara göre daha fazla kullanma eğilimindedirler. Siyasi değişkenler arasında, AKP’ye karşı CHP boyutundaki konumlanma önemlidir. Kişinin puanı CHP’ye doğru 1 puan arttıkça, onun Doğrudan İfade boyutu skalasındaki puanı 0,1 puan artmaktadır. Bu davranışı olumlu olarak etkileyen bir diğer faktör konvansiyonel siyasi katılımdır ve Beta katsayılarına göre en kuvvetli açıklayıcı değişkendir. Medya kullanımı ve siyasi katılımın diğer boyutları bu bağımlı değişkeni etkilememektedir.
Facebook kullanımı ve yaklaşımları dikkate alındığında, kişinin Facebook kullanım yoğunluğu arttıkça, siyasi görüşlerini doğrudan ifade etme eğiliminin de aynı zamanda arttığını gözlemlemekteyiz. Son olarak, Facebook kullanım düzenleri içerisinde, tek önemli katsayı Güncelleme boyutuna aittir. Kendilerini ve arkadaşlarını güncellemek üzere Facebook’u kullanan kişiler kendi siyasi görüşlerini doğrudan ifade etmeye daha fazla eğilimlidirler. Siyasi ifadenin Facebook’un güncelleme işlevinin bir parçası olarak kabul edilmesi şaşırtıcı değildir.
Tablo 12. Facebook Siyasi Katılımının Belirleyicileri: (OLS Sonuçları, Katılım Bağımlı)
| B | Beta | Önem | |
| (Sabit) | -0,24 | 0,35 | |
| Cinsiyet Kodlamalı | 0,20 | 0,11 | 0,03 |
| Aidiyet | 0,01 | 0,01 | 0,81 |
| Ebeveyn Eğitimi | 0,12 | 0,10 | 0,05 |
| Anomi | 0,00 | -0,04 | 0,46 |
| AKP’ye karşı Diğerleri | -0,06 | -0,06 | 0,25 |
| BDP’ye karşı Diğerleri | -0,02 | -0,02 | 0,73 |
| Konvansiyonel olmayan Medya | 0,08 | 0,09 | 0,09 |
| Konvansiyonel Medya | -0,07 | -0,07 | 0,15 |
| Konvansiyonel Siyasi Katılım | 0,27 | 0,28 | 0,00 |
| Dilekçe Verme | 0,06 | 0,06 | 0,22 |
| Konvansiyonel olmayan Siyasi Katılım | -0,01 | -0,02 | 0,75 |
| Facebook Yoğunluğu | 0,10 | 0,11 | 0,06 |
| Facebook Kullanımı-Düzenleme | 0,20 | 0,20 | 0,00 |
| Facebook Kullanımı-Güncelleme | 0,08 | 0,08 | 0,12 |
| Facebook Kullanımı-Haberleşme | 0,00 | 0,00 | 0,94 |
| Ayar. R-kare | 0,23 | ||
| F | 8,12 | Önem F: | 0,00 |
Katılım boyutu bağımlı değişken olarak alındığında, demografik ve sosyoekonomik faktörlerin istatistiksel olarak önemsiz olmaya devam ettikleri gözlemlenmektedir. Erkek kullanıcılar kadınlara göre daha fazla katılma eğilimindedirler. Katılımcıların ebeveynlerinin eğitimi arttıkça, siyasi katılımın bu boyutundaki puanları da artmaktadır. Bu farklar kaynaklar varsayımının geçerliğinin delili olarak anlaşılabilir.
Siyasi tercihler ve değerler etkili faktörler değildir, bu anomi düzeyi veya siyasi dağılımda konumlanmanın istatistiksel olarak önemli olmadığı anlamına gelir. Öte yanda, konvansiyonel olmayan medya kullanıcıları diğer kullanıcılardan daha yüksek puanlara sahiptirler. Yeni medya bilginin temel kaynağı haline geldikçe; daha fazla katılım eğilimi göstermektedirler.
Siyasi katılımın farklı boyutları arasında; katılımcıların mevcut siyasi faaliyetlerini gösteren konvansiyonel siyasi katılım istatistiksel olarak önemlidir, bu bizi Facebook’ta bu tür siyasi katılımın gerçek yaşamdaki siyasi katılımın bir devamı olduğu sonucuna ulaştırır.
Facebook kullanım yoğunluğu arttıkça, kişilerin bu koşullara katılma eğilimi artmaktadır. Bu denklemden temel bulgumuz farklı Facebook kullanım tarzlarının siyasi katılım üzerinde farklı etkileri olduğudur. Düzenleme boyutunda daha yüksek puana sahip kullanıcılar daha yüksek bir katılım eğilimine de sahiptirler. Ve, güncelleme için daha fazla zaman harcayan kullanıcılar da daha yüksek katılım puanlarına sahiptirler.
Tartışma
Tebliğimiz Facebook’ta siyasi katılımın boyutlarını ve bunların belirleyicilerini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Facebook kullanan üniversite öğrencilerinden toplanan veriler Facebook’ta siyasi katılımın çok-boyutlu olduğunu ve her boyutun farklı faktörlerden etkilendiğini göstermiştir.
Analizimiz Facebook’ta siyasi katılımın üç farklı boyutunun tanımlanmasının mümkün olduğunu göstermiştir (V4). Bir Facebook kullanıcısı siyasi fikirlerini, siyasi tercihlerini açıklamadan, ekleme, paylaşma veya izleme ile dolaylı olarak ifade etmeyi tercih edebilir. Veya, bir siyasi adayın fanı olmakla veya onu sevmekle siyasi konumunu açıkça belirtmeyi tercih edebilir. Üçüncü seçenek öncekilere göre daha faaldir. Arkadaşı ile mesajlaşarak veya chat yaparak siyaset tartışabilir. Bir siyasi grup kurmak veya bir siyasi gruba katılmak bu boyut altında gruplanmaktadır.
Facebook’ta siyasi katılımın farklı boyutlarının belirleyicileri de farklıdır. Çok-değişkenli analizlerimiz Dolaylı İfadenin siyasi tercihler, medya kullanımı ve gerçek yaşamda siyasi katılımdan etkilendiğini göstermiştir (V2). Facebook kullanımının farklı tarzlarının farklı etkileri vardır. Cevaplayanlar Facebook’u güncelleme ve haberleşme için kullanma eğilimi gösterdikçe, aynı zamanda bu tür siyasi katılımı tercih etmektedirler (V3).
Siyasi kimliklerin Doğrudan İfadesi açısından erkek ve kadın cevaplayanlar arasında önemli bir fark bulunmaktadır (V1). Siyasi tercihler de bu boyutu etkilemektedir. Ancak, konvansiyonel siyasi katılım en büyük faktördür, bu tür siyasi faaliyetin cevaplayanın gerçek yaşam siyasi faaliyetlerinin bir devamı olduğunu göstermektedir. Konvansiyonel siyasette daha fazla faal olma eğiliminde olanlar bu faaliyetleri de kullanma eğilimindedirler (V2). Facebook kullanım yoğunluğu ve tarzı da etkileyen faktörlerdir.
Demografik ve sosyoekonomik faktörler aktif katılım boyutunu önemli derecede etkilemektedir. Daha yüksek bir sosyoekonomik statüyü gösteren ebeveyn eğitimi istatistiksel olarak önemlidir (V1). Konvansiyonel olmayan medyanın kullanımı, konvansiyonel siyasi katılıma benzer şekilde, siyasetle daha aktif ilgilenmeye yol açmaktadır (V2). Facebook kullanım yoğunluğu arttıkça, aktif katılıma eğilimi de artmaktadır. Bu arada, Facebook’ta faaliyetler düzenleyen kişiler bu boyutta katılıma da daha açıktırlar, bu Facebook’ta siyasi katılımın boyutlarının önemli olduğunu göstermektedir (V3).
Kaynakça
Arı Hareketi, (2008), Türk Gençliğinin Siyasal Katılımı., aşağıdaki adreste mevcuttur: http://www.ari.org.tr/index.php?option=com_content&task=category§ionid=3&id=61&Itemid=83
Baumgartner, J., & Morris, J. (2010). MyFace Tube politics: Social networking web sites ve political engagement of young adults. Social Science Computer Review, 28(1), 24–44.
Bennett, W. L., & Iyengar, S. (2008). A new era of minimal effects? The changing foundations of political communication. Journal of Communication, 58, 707–731.
Bryman, A. (2008). Social Research Methods (3rd ed.). Oxford, Oxford University Press.
Çarkoğlu, A. & Kalaycıoğlu, E. (2009). The Rising Tide of Conservatism in Turkey. New York, Palgrave-Macmillan.
Çarkoğlu, A. (2001). Türk gençliği ve siyasal katılım. In Katıl ve Geleceğini Yarat. İstanbul, ARI Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği Yayınları.
Dhavan, V. S., Cho, J., Eveland, W.P., & Kwak, N. (2005). Information ve expression in a digital age: Modeling internet effects on civic participation. Communication Research October, 32, 531-565.
Erdoğan, E. (2001). Türk gençliği ve siyasal katılım boyutları: Bir katılım endeksi denemesi. In Katıl ve Geleceğini Yarat . İstanbul, ARI Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği Yayınları.
Erdoğan, E. (2003). Türk gençliği ve siyasal katılım: 1999-2003. In Katıl ve Geleceğini Yarat II. İstanbul, ARI Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği Yayınları.
Erdoğan, E. (2009). Olasılıksızlığın kuramını aramak: Türk gençliği ve siyasal partilere katılım. In Boyraz, C. (Ed.), Gençler tartışıyor: Siyasete Katılım, Sorunlar ve Çözüm Önerileri. İstanbul, TÜSES Yayınları
Erdoğan, E. (2012). TEGV Gönüllülük Araştırmaları. İstanbul, TEGV Yayınları.
Kalaycıoğlu, E. (2008). Türkiye’de demokrasinin pekişmesi: Bir siyasal kültür sorunu. In Yazıcı, S., Gözler, K. & Keyman F. (Eds.), Essays in Honor of Ergun Özbudun, Ankara, Ankara Yetkin Yayınları.
Kwak, N.,Williams, A.,Wang, X., & Lee, H. (2005). Talking politics ve engaging politics: An examination of the interactive relationships between structural features of political talk ve discussion engagement. Communication Research, 32, 87-111.
Mutz, D. (2002). Cross-cutting social networks: Testing democratic theory in practice. American Political Science Review, 96(1), 111-126.
Polat, K. R. (2005). The internet ve political participation: Exploring the explanatory links, European Journal of Communication, 20 (4), 435-459.
Quintelier, E. & Vissers, S. (2008). The effect of internet use on political participation. Social Science Computer Review, (26:4), 411-427.
Salganik, M. J. & Heckathorn, D. D. (2004). Sampling ve estimation in hidden populations using respondent – driven sampling. Sociological Methodology, 34, 193-239
Scheufele, D. A., & Shah, D. V. (2000). Personality strength ve social capital: The role of dispositional ve informational variables in the production of civic participation. Communication Research, 27(2), 107-131.
Valenzuela, S., Park, N., & Kee, K. F. (2008). Trust, participation ve Facebook: The impact of social network sites on college students’ social capital. International Symposium on Online Journalism held in Austin, 4-5 April 2008. University of Texas.
Vitak, J., Zube, P., Smock, A., Carr, T.C., Ellison, N., & Lampe, C. (2011). It’s Complicated: Facebook users’ political participation in the 2008 election. Cyberpsychology, Behavior, ve Social Networking, 14(3), 107-114.
[1] Facebook kullanıcılarının sayısı için, bakınız Facebook resmi web sitesi:
http://newsroom.fb.com/http://newsroom.fb.com/content/default.aspx?NewsAreaId=22; Türkiye hakkında bakınız: http://www.socialbakers.com/facebook-statistics/turkey
[2] 2008 Anketinin katılımcı sayısı 804 olup, alt-küme 93 kişiden oluşmaktadır